|
TÜRK HABER SEN BİR KEZ DAHA BAŞARILI OLDU!
2954 SAYILI TRT KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPAN TASARININ METNİNDE İTİRAZ ETTİĞİMİZ HUSUSLAR KOMİSYONCA DİKKATE ALINARAK TASARININ TÜMÜNÜN YENİDEN ELE ALINMASI VE İTİRAZ EDİLEN HUSUSLARIN DÜZELTİLMESİNE KARAR VERİLDİ.
ALT KOMİSYON HENÜZ BELİRLENMEYEN BİR TARİHTE TEKRAR TOPLANARAK TASARI ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEK .
GENEL BAŞKANIMIZIN ALT KOMİSYONDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ AŞAĞIDADIR.
Sayın Başkanım, Sayın Milletvekillerim, Sayın Genel Müdürüm, Türk Haber Sen Genel Başkanı İsmail KARADAVUT. Sendikam adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu imkanı bize veren sayın başkana öncelikle teşekkür ediyorum.
Sayın başkanım, hizmet kolumuzda ve TRT’de yetkili sendikanın genel başkanı olarak görüşülmekte olan 2954 Sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Kanununda yapılamak istenen değişiklik tasarısına ilişkin görüşlerimizi ifade etmek istiyorum.
Tasarıya ilişkin endişelerimizi, taleplerimizi, önerilerimizi hazırlamış olduğumuz bir raporla sizlere sunmuştuk. Bunları tekrar anlatıp sizlerin vaktini almak istemiyorum.
TRT ‘nin bizim için Türk Milleti için çok büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.
TRT , Çanakkale’dir, İstiklal savaşıdır, bayraktır, İstiklal Marşıdır, Atatürk’tür, Cumhuriyettir, tarihtir, geçmiştir, gelecektir. Türkçedir, bozlaktır, uzun havadır Türküdür.
TRT Ülkemizin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, toplumsal barış ve huzuru, gelişmiş bir demokrasiyi, kültürel değerlere saygıyı, toplumu derinden etkileyen olaylara, gelişme ve değişmelere zamanında ve duyarlı yaklaşımı öz değerler olarak kabul eder. Kültürel çeşitliliği zenginlik, sosyal katmanları ve sivil toplum hareketlerini dikkate alan, özel hayatın gizliliği, genel ahlaka aykırı yayın yapmamayı özel değer ve temel ilke olarak kabul eden, sosyal sorumluluğun bilincinde, yaratıcı düşünceyi hizmet anlayışının temelinde tutan, doğru bilgiyi hızlı ve tarafsız sunmaya özen gösteren, dil ve anlatımda doğru, temel, kolayca anlaşılabilir güzel bir Türkçe duyarlılığı taşıyan, toplumun büyük kesimi tarafından beğeni ile izlenmeyi hedefi olarak belirlemiş olan TRT olmazsa olmaz kurumlarımızdandır.
TRT Yayınlarını yasalar çerçevesinde kendisine verilen görevler dahilinde yapar.Kamu yayıncılığının kalitesini yine bir kamu yayıncılığı kurumu ile karşılaştırarak anlayabiliriz. Ülkemizde bulunan ve hiçbir kural, ahlak, gelenek görenek ilkesine bağlı kalmaksızın, acımasız rekabet koşullarında yayınlar yapan özel kanallar ile TRT’nin aynı kefeye konularak izlenme oranı tartışmasına sokulması büyük bir haksızlıktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkmış yasalara göre yayın yapan, tek suçu yasalara ve Türk milleti adına vazgeçilmez kurallara bağlı yayın yapmak olan TRT’nin, yine meclisimizde görüşülen bir yasa ile başarısızlıkla suçlanması ve kurumun haksız rekabet koşullarında sahipsiz bırakılmasını da anlamakta güçlük çekiyoruz.
70 milyon Türk Millletinin sahibi olduğu TRT’de yeniden bir yapılanma yapılırken,iki defa düşünmek gerektiğine inanıyoruz.
Bu yüzden görüşülmekte olan Tasarının bu haliyle geri çekilmesini talep ediyoruz.
Türk Haber Sen olarak, TRT’de yeniden bir yapılanmaya ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. TRT’de diğer Kamu Yayıncılığı yapan emsalleri gibi günümüz şartlarına uygun değişiklikler yapılmalıdır. Ancak bu yapılırken, daire başkanlıkları amacına uygun bir şekilde birleştirilmelidir. Özel kanalların yayınlarında dizi filmler ve stüdyo programları dışında başka bir şey görmek mümkün değildir. İstanbul’un dışındaki yörelerimiz ise ancak komik haberler ile gündeme gelmektedir. Oysa TRT’nin görevi yurdumuzun her köşesinde izlenmek ve ulaşmaktır. Yurdumuzun her köşesini aynı oranlarda gündeme getirmek, onların kültürlerini, geleneklerini, göreneklerini ve sorunlarını ekrana taşımak TRT Kurumu’nun temel görevidir. Bölge Müdürlükleri devletimizin bu önemli kurumunun Anadolu’nun dört bir köşesinde yaşayan vatandaşlarımıza uzanan elidir, dilidir. Bölge müdürlüklerinin kapatılması ile TRT’de tek merkezli yayına geçecek, ülkemizdeki bir çok şehir unutulmaya yüz tutacaktır. Anadolu’dan bir çok şehir adı verebiliriz ki özel kanalların kurulmasındanbu güne bir tek kameraları girmemiştir. TRT her programını adil bir şekilde yurdun dört biryanına götürmektedir. Biz sendika olarak bölge müdürlüklerinin kaldırılmasına karşıyız. Bölge müdürlükleri daha aktif hale getirilmelidir.
Ayrıca, hiçbir kriter belirlemeden hizmetine ihtiyaç duyulmayan personel adı altında çalışanların bir kısmının ayrılarak Devlet Personel Başkanlığı havuzuna gönderilmesini, sanatçıların Kültür ve Turizm Bakanlığına aktarılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Her şeyden önce TRT’de personel fazlalığı bulunmamaktadır. Kamuoyu bu konuda yanlış bilgilendirilmektedir. Yine Tamamı 425 kişi olan sanatçıların da bir kambur gibi, kuruma bir yük gibi görülerek başka kuruma gönderilmelerinin yanlış olacağını düşünmekteyiz.
Yine aynı tasarının 3.maddesinde belirtilen 2954 Sayılı Kanuna eklenmek istenen geçici 11.maddesinde geçen “söz konusu personelin atandıkları yeni kadroların ücret (fazla mesai ücreti hariç) ve özel hizmet tazminatı toplam net tutarının, eski kadrolarına bağlı olarak en son ayda almakta oldukları ücret (fazla mesai ücreti hariç) ve özel hizmet tazminatı toplam net tutarından (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır) az olması halinde aradaki fark tutarı, fark kapanıncaya kadar atandıkları kadroda kaldıkları sürece her hangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayrıca tazminat olarak ödenir denilmektedir.
Bu madde ile, kurum personelinin tamamı kazanılmış hakları olan maaşın unsurlarından fazla mesai ücreti (ortalama 164 YTL) kaybına uğramaktadır.
Bu hüküm T.C.Anayasa’sının kazanılmış haklar ile ilgili maddelerine aykırıdır.
Bütün bu olumsuzlukları göz önüne aldığımızda tasarının geri çekilerek, Türk milleti ve cumhuriyeti adına dört ulusal, 8 bölgesel ve bir turizm radyosuyla, yedi televizyon kanalıyla Kamu yayıncılığı yapan TRT’nin, 1972 yılında kaldırılan özerkliğinin yeniden sağlanarak ve siyasi müdahalelerden uzak, tarafsızlığını koruyan bir yapıya kavuşturulmasını talep ediyoruz.
TRT’de yayın kalitesinin düştüğü hususuna ne yazık ki biz de katılıyoruz.Bunun belli başlı nedenleri kuruma atanan yönetimlerin uzun yıllardır tasarruf genelgelerini bahane ederek teknolojik eksiklikleri tamamlamaması, kuruma yeni üniversite mezunu gençlerin alınmaması, bunun yerine başta milletvekilleri olmak üzere birçok üst düzey bürokratın kalifiye olmayan çocuklarının, eşlerinin ve akrabalarının kuruma doldurulmasıdır. Bu kurum bir basın-yayın kurumudur. Bu sektörde çalışanın yaşı değil kafasındaki bilgi, kültür ve tecrübe önemlidir. Bir gazetede 80 yaşın üzerindeki köşe yazarının eli öpülürken, TRT’de daha 55 yaşındaki insanlara gereksiz muamelesi yapılması anlaşılır değildir. Hazırlanacak yeni bir tasarıyla Ayrıca, kurumun kalitesiz elemanlar almak zorunda kalmaktankurtarılmasını, teknolojik alt yapının güçlendirilmesini, atıl personelin ihtiyaç duyulan yayın birimlerinde değerlendirilmesi için gerekli eğitimden geçirilmelerini talep ediyoruz. Emekliği dolmuş personelin de ikramiyelerinin yüzde 30 veya 40’ı kadar teşvik vermek suretiyle, emekli olmalarının sağlanmasını hazırlanacak yeni tasarıda yer almasının daha yararlı ve adil olacağı inancındayız.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri,
TRT’de yaklaşık 500 kişi çalışma hayatıyla ilgili literatürde yer almayan bir çalışma sistemiyle çalıştırılmaktadır. “işçi sayılmayan geçici personel” adı altında çalışan bu gençlerimiz yaklaşık 15 yıldır kurumun önemli birimlerinde fedakarca hizmet vermektedirler.
Geçen yıl hükümet yapmış olduğu çalışma ile 220 bin geçici işçiyi kadroya geçirmiştir. Sendikamız bununla ilgili Meclis’te bir çalışma yapmış ancak, bakanlık böyle bir tanım olmadığı için bu çalışanları kadroya geçirememiştir.
Gençliğini bu kurumda harcayan ve kadroya geçerim umuduyla çalışan bu personelin de,hazırlanacak olan yeni tasarıda, bir defaya mahsus olmak üzere kadroya geçirilmesini veya 4-b statüsüne alınmasını önemle istirham ediyoruz.
Arz ederim.
9 Nisan 2008 . 09:58
|